Üveys Talha Aydemir

Talha Aydemir

Amazon Satıcısı & Girişimci

Education

  • Ücretsiz yabancı kaynaklar, gerçek saha deneyimi ve doğrudan uygulamayla şekillenen öğrenme süreci
  • Amazon, tedarik, ürün analizi, marka anlaşmaları ve operasyon tarafında zamanla derinleşen pratik bilgi birikimi

Experience

  • Birden fazla şirket ve pazar üzerinden ilerleyen Amazon ve e-ticaret deneyimi
  • Şirket ve VAT kayıt süreçleri, marka anlaşmaları, arbitraj, wholesale ve operasyonel testlerle şekillenen saha pratiği

Ben Talha Aydemir. Amazon ve e-ticaret tarafındaki yolculuğumu tek bir deneme, tek bir iş modeli ya da tek bir şirket üzerinden kurmadım. Benim için bu alan, zaman içinde farklı yapıları test ederek, hataları görerek, süreçleri oturtarak ve her aşamada biraz daha derinleşerek inşa edilen bir sistem oldu.

Başlangıç

Bu alana girişim, üretken olmak istediğim ve kendime farklı bir gelecek inşa etme isteğini daha yoğun hissettiğim bir dönemde başladı. Bununla ilgili detayları deneyimler kısmındaki ‘İlk giriş hikayem’ kısmında bulabilirsiniz.

Sürecin en başında her şey çok net değildi. Arbitrajı, wholesale’i, marka anlaşmalarını ya da private label tarafını bugünkü kadar ayrıştırmıyordum. Daha çok, bu dünyanın nasıl çalıştığını anlamaya ve içinde kendime en uygun alanı bulmaya çalışıyordum.

İlk Şirket ve İlk Ciddiyet

İlk şirket tarafında en belirgin mücadele alanlarından biriydi. Güvenilir ve arkamıza bakmadan çalışacağımız birisi lazımdı. Orada işin sadece ürün bulmaktan ya da hesap açmaktan ibaret olmadığını çok net gördüm. Şirket yapısı, vergi tarafı, kayıt süreçleri, doğrulamalar, operasyonel zemin ve pazara uygun kurulum gibi başlıklar işin görünenden çok daha ciddi tarafını oluşturuyordu.

Bu süreç bana çok önemli bir şey öğretti: Amazon’da asıl mesele yalnızca satmak değil, önce zemini doğru kurmak. Çünkü altyapısı oturmayan bir yapının üzerine uzun vadeli bir sistem koymak mümkün değil. İlk şirket tarafı bu yüzden benim için sadece ticari bir başlangıç değil, sistem kurma refleksimin ilk gerçek sınavı oldu.

İkinci Şirket ve Marka Anlaşmaları Tarafı

İkinci şirket tarafında ise odağım daha çok marka anlaşmaları tarafına kaydı. Burada artık mesele yalnızca ürün alıp satmak değildi. Daha çok, markalarla nasıl iletişim kurulacağı, nasıl güven verileceği, nasıl profesyonel bir şekilde konumlanılacağı ve ilişkiyi nasıl uzun vadeli bir zemine taşıyabileceğin üzerine yoğunlaştım.

Marka tarafı bana Amazon’un daha kurumsal yüzünü gösterdi. Çünkü burada bir ürün listesine bakıp karar vermekten çok daha fazlası vardı: iletişim dili, şirket görünürlüğü, güven oluşturma, pazar anlatımı, uzun vadeli niyet ve düzenli çalışma kapasitesi.

Bu aşamada gördüm ki marka anlaşmaları, sadece “ürün bulmak” değil; aynı zamanda bir iş ortağı gibi görünmeyi öğrenmek. Bu taraf benim için önemliydi çünkü kısa vadeli al-sat mantığından daha oturmuş ve daha kalıcı bir yapı kurmanın ne demek olduğunu burada daha net gördüm.

Üçüncü Şirket ve Küçük Denemeler

Üçüncü şirket tarafında ise daha çok Private Label, testler ve farklı yapıların sahada nasıl çalıştığını görmek üzerine gittim. Bu alan benim için büyük iddialarla girilen bir yerden çok, kontrollü deneyler yapılan, bazı fikirlerin tartıldığı, küçük ama öğretici hamlelerin yapıldığı bir dönem oldu.

Bazen bir yapının gerçekten sana uygun olup olmadığını anlamanın tek yolu, onu küçük ölçekte test etmektir. Bu yüzden bu dönemi başarısız ya da yetersiz bir alan olarak değil; daha büyük kararları daha bilinçli verebilmek için gerekli bir laboratuvar gibi görüyorum.

Benim Yaklaşımım

Bugün Amazon ve e-ticaret tarafına bakışım çok daha net: bu alan benim için kısa vadeli bir fırsatlar zinciri değil. Daha çok; karar kalitesi, sistem kurma becerisi, tedarik mantığı, operasyon düzeni ve uzun vadeli büyüme disiplininin birleştiği ciddi bir yapı.

Birinci şirket bana altyapının önemini öğretti. İkinci şirket marka ilişkilerinin ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Üçüncü şirket küçük testlerin neden gerekli olduğunu hatırlattı. Private label dönemi üretim ve sermaye gerçekliğini öğretti. Arbitraj bana analiz kazandırdı. Wholesale ise düzenli yapı kurma refleksi verdi.

Bugün

Bugün geldiğim noktada bu yolculuğu tek bir başarı cümlesiyle anlatmıyorum. Çünkü benim için değerli olan şey yalnızca sonuç değil; o sonuca giderken oluşan bakış açısı. Farklı şirketler, farklı pazarlar, farklı modeller ve farklı zorluklar içinde öğrendiğim en temel şey şu oldu: Amazon’da gerçekten ilerlemek istiyorsan, sadece ürün değil sistem düşünmen gerekiyor.

Benim e-ticaret tarafındaki yolculuğum da tam olarak böyle şekillendi. Parça parça, test ederek, bazen yön değiştirerek ama her seferinde biraz daha sağlam bir zemin kurarak.